Limak Filarmoni Orkestrası ilk konserini Ankara’da verdi!

Limak Vakfı tarafından kurulan Limak Filarmoni Orkestrası, ilk konserini 4 Ekim’de Ankara Congresium’da gerçekleştirdi.

Dünyaca ünlü Türk tenor Murat Karahan’ın sanat yönetmenliğini yaptığı orkestranın şefliğini ise Rengim Gökmen üstlendi. Sanat güneşimiz Zeki Müren’in en sevilen şarkılarını Ankaralı izleyicilerle buluşturan orkestra, 11 Ekim’de ise İstanbul Zorlu PSM’de sahne alacak.

Limak Vakfı’nın kurduğu Limak Filarmoni Orkestrası, çok sesli müziğin tanınması ve sevilmesi için çıktığı yolda ilk sınavından başarıyla geçti. 4 Ekim’de Ankara Congresium’da gerçekleşen ilk konser, Ankaralıların büyük ilgi ve beğenisini toplamayı başardı.

Dünyaca ünlü Türk tenor Murat Karahan liderliğinde ve sanat yönetmenliğinde kurulan orkestranın şefliğini ise ülkemizin bu konudaki en önemli isimlerinden Rengim Gökmen üstlendi. Orkestra, Türkiye’nin “sanat güneşi” olarak adlandırılan sanatçımız Zeki Müren’in en sevilen şarkılarını bambaşka bir yorumla Ankaralı izleyicilerle buluşturdu.

“MÜZİK TOPLUMLARI BİR ARADA TUTAN SİHİRLİ BİR GÜÇ”

Limak Filarmoni Orkestrası’nın bu ilk konserinde hoş geldiniz konuşması yapan Limak Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, “Limak olarak bu topraklardan kazandığımızı yine bu topraklara geri vermek üzere yola çıktık. Bugüne kadar eğitim, kültür ve sanata hep destek verdik. Türkiye’nin Mühendis Kızları projemizle ülkemizde özgüveni yüksek, çağdaş ve ekonomiye değer katacak kızlarımızın yetiştirilmesine katkı sunuyoruz. Şimdi de Limak Filarmoni Orkestrası ile sanata ve müziğe katkımız artarak sürecek” dedi.

Sanatın toplum için önemli olduğunun ve müziğin toplumları bir arada tutmakta sihirli güç olduğuna inandıklarını vurgulayan Özdemir, “Türk Sanat Müziği, hepimizin ortak noktası. Zeki Müren ise farklılıkları birleştiren bir sanatçımız. Bu nedenle projemizin fikir babası ve orkestramızın sanat yönetmeni Murat Karahan ile ilk çıkış noktamızı, değerli sanatçımız Zeki Müren şarkılarıyla yapmayı hayal ettik. Dünyanın ve Türkiye’nin en ünlü şeflerinden Rengin Gökmen de bu projede bizlerle birlikte yer almayı kabul etti. Türkiye’nin yetiştirdiği bu iki değerli sanatçıya buradan teşekkür etmek istiyorum” diye ekledi.

SIRADA İSTANBUL VAR

Letonya Ulusal Operası’ndan dünyaca ünlü Moskova Bolşoy Tiyatrosu’na, Berlin Deutsche Oper, Viyana Wiener Staatsoper, Münih Bayerische Staatoper, Napoli San Carlo, Arena Di Verona, Teatro Regio di Parma, Teatro Filarmonico Verona ve Fransa Limoges ile Reims operalarına yüzlerce kez sahnelerde başrolde yer alan Murat Karahan, bu kez de yönetmenliğini üstlendiği Limak Filarmoni orkestrası ile sahnedeydi.

Zeki Müren’in hafızalardan çıkmayan “Şimdi Uzaklardasın”, “Elbet Birgün Buluşacağız” ve “Yaralı Gönlüm” gibi onlarca parçasını seslendiren Karahan, Ankaralıların büyük ilgisiyle karşılaştı. Konsere Emekli Sandığı Balgat 75. Yıl Huzurevi sakinleriyle Mehmetçik Vakfı’nın gazi ve şehit aileleri de katıldı. Konserlerin bilet gelirleri ise AÇEV’e bağışlanacak.

Limak Vakfı çatısı altında kurulan ve tamamı profesyonel yaklaşık 70 müzisyenden oluşan Limak Filarmoni Orkestrası’nın ikinci durağı 11 Ekim’de İstanbul Zorlu PSM olacak. Burada da Zeki Müren’in en sevilen şarkılarını İstanbullu izleyicilerin beğenisine sunmaya hazırlanan orkestra, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de dünyaca ünlü isimlerle birlikte konserler vermeye devam edecek.

Antalya Film Festivali’nin resmi seçkisi açıklandı

Her yıl düzenlenen festivalin 54’üncüsünde dünya sinemasından 13 film festivalin resmi seçkisinde yer alırken, yarışmada yer alan 10 film önemli ödüller için rekabet edecek

Seçkide kadın yönetmenlerin yönettiği 6 uzun metraj film yer alıyor

Aida Begic’in Never Leave Me filmi resmi seçkinin açılış filmi olacak. Seçki, Dorota Kobiela ve Hugh Welchman’ın Loving Vincent filmiyle kapanacak.

Tüm dünyadan kapsamlı bir film seçkisi ve çok sayıda sinemacının sahne alacağı, 21-27 Ekim 2017 tarihleri arasında düzenlenecek 54. Antalya Film Festivali’nin Artistik Direktörü Mike Downey, bugün festivalin resmi seçkisinde yer alacak 13 filmi açıkladı.

Bu yılki festivalin resmi seçkisinde 13 ülkeden kurgusal ve belgesel uzun metraj filmler yer alırken, iki film dünya prömiyerini Antalya’da yapacak.

Festival, izleyicilere günümüz dünya sinemasının ustalarının bugünün meselelerini kendilerine özgü sinematik yaklaşımlarla ele aldığı dramlar, komediler ve yaratıcı belgesellerle geniş çeşitlilikte bir sinema deneyimi vadediyor.

Festivalde yer alacak yeni filmler arasında Saraybosnalı yönetmen Aida Begic’in tamamı Türkiye’de çekilen Türkiye-Bosna ortak yapımı filmi Never Leave Me yer alıyor. Şanlıurfa’da travmatik geçmişlerinden kurtulmaya, hayatlarına yeniden bir anlam bulmaya çalışan iki Suriyeli yetim erkek çocuğun öyküsünü konu alan film, dünyanın en saygın kadın sinemacılarından birinin imzasını taşıyor. Bu yıl Antalya’ya seçilen küresel göçmen krizine kendine özgü ve hakiki bir bakış açısı getiren filmler arasında yer alan Never Leave Me, Antalya Film Festivali’nin 21 Ekim’de açılışını yapacak ve bu yılki festivalin gündemini belirleyecek. Begic’in Children of Sarajevo filmi 85. Akademi Ödülleri’nde Bosna Hersek’in Yabancı Dilde En İyi Film Ödülü için adayı olmuş, ve Cannes Film Festivali’nin Un Certain Regard bölümünde Jüri Özel Mansiyon Ödülüne layık görülmüştü.

Seçkide yer alan filmler arasında Meksikalı yönetmen Michel Franco’nun 2017 Un Certain Regard Jüri Özel Ödüllü, bir genç kızla uzun zamandır görüşmediği ve kızının 17 yaşında hamile kaldığını öğrendiğinde onun hayatına yeniden giren annesi arasındaki ilişkiyi konu alan filmi April’s Daughter; Akademi Ödülü sahibi Fransız yönetmen Michel Haznavicius’un yönetmen Jean-Luc Godard ve genç oyuncu Anne Wiazemsky arasındaki ilişkiyi konu alan filmi Redoutable; Türk yönetmen Andaç Haznedaroğlu’nun ilk Türkiye-Ürdün ortak yapımı olan ve savaşta yıkıma uğrayan şehrinden kaçan bir Suriyeli kadını konu alan Misafir; İranlı yönetmen Mohammad Rasoulof’un 2017 Un Certain Regard Ödülü sahibi, yolsuzluk ve adaletsizlik temalı filmi A Man of Integrity; Amerikalı yönetmen Sean Baker’ın 6 yaşındaki erken gelişmiş bir çocuğun bir yaza yayılan hikayesini konu alan ve yönetmenin ödüllü filmi Tangerine’ın ardından çektiği The Florida Project; Çinli sanatçı Ai Wei Wei’nin küresel göçmen krizini ele aldığı Human Flow; Çinli yönetmen Vivian Qu’nun bir otelde orta yaşlı bir adamın saldırısına uğrayan iki kız öğrenciyi konu alan Angels Wear White; Naomi Kawaski’nin 2017 Cannes Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Ödülü’nü alan, görme duyusunu kaybetmekte olan bir fotoğrafçıyı konu alan Radiance; Ana Urushadze’nin aile hayatıyla yazma tutkusu arasında seçim yapmak zorunda kalan bir kadının öyküsünü konu alan Gürcistan yapımı filmi Scary Mother; ve yönetmen Ender Özkahraman’ın görünüşü değiştirmek isteyen bir kadınla ilgili aile draması Zor Bir Karar filmleri bulunuyor.

Finlandiyalı yönetmen Aki Kaurismaki’nin 2017 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı ödülünü alan, göçmen krizine bir gezgin satıcı ve restoran işletmecisinin gözünden kendine özgü bir bakış getiren komedi-drama filmi The Other Side of Hope ise festivalde yarışma dışı gösterilecek.

Yedi gün sürecek olan festival, 27 Ekim’de Dorota Kobiela ve Huch Welchman’ın, Hollandalı post-empresyonist ressam Vincent van Gogh’un hayatını ve gizemli ölümünü konu alan merakla beklenen animasyon filmi Loving Vincent ile kapanacak. Film, bu yılki Annecy Film Festivali’nde İzleyici Ödülü’nü kazanmıştı.

Tüm yarışma filmleri, En İyi Film (50.000 Euro), En İyi Yönetmen (25.000 Euro), En İyi Kadın Oyuncu (25.000 Euro), En İyi Erkek Oyuncu (25.000 Euro), Behlül Dal Ödülü, Jüri Özel Ödülü ve Dr. Avni Tolunay Ödülü (İzleyici Ödülü ) (10.000 Euro) olmak üzere toplamda 7 ödül için yarışacak.

Antalya Film Festivali Artistik Direktörü Mike Downey, bu yılki festivalle ilgili şu şekilde konuştu:

“Küresel göçmen krizi ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği günümüzün en önemli sorunlarından ikisini teşkil ediyor. Elbette küratörlüğünü yaptığım bu ilk seçkinin bu durumu yansıtması son derece doğal. Sinema, içinde yaşadığımız dünyanın bir yansımasıdır, ve biz de bu seçkide gerek yerel gerekse küresel anlamda zamanımızı yansıtmaya çalıştık. Festival aynı zamanda yeni kuşak sinemacılar için bir kuluçka merkezi olarak işlev görmeyi amaçlıyor. Bu amaçla festival, Türkiye sinemasının büyük ustalarını takdir ederken, bugün Türkiye’de üretilen en iyi uzun metraj filmleri seçkisine alarak ve dünya sinemasındaki eşdeğerleriyle yan yana yarıştırarak Türkiye film endüstrisinin dünya sinemasıyla eşit düzeyde yarışmasını ve uluslararası sahnede hak ettiği onurlu yeri almasını sağlıyor.”

Bu yıl Antalya’da 21-27 Ekim tarihleri arasında, aralarında yapımı yeni tamamlanan Cam Piramit Açık Hava Tiyatrosu ve 7 Mehmet’in de yer aldığı beş farklı mekanda ikisi dünya prömiyerini yapan filmler olmak üzere 30’un üzerinde film gösterilecek.

Antalya Film Forum Direktörü Zeynep Atakan festivalle ilgili şu şekilde konuştu:

“Antalya Film Forum kurulduğu yıldan bu yana Uluslararası Antalya Film Festivali içinde çok önemli bir platform haline geldi. Forum, Türkiye’den projelerin kalitesini yükseltmeye ve dünyanın her yerinden sinema profesyonalleri ile endüstriyi buluşturmaya devam ederek Türkiye sinemasına katkısını artırmayı amaçlıyor. Bu yıl Festival ve Forum arasındaki işbirliğini güçlendirerek tüm uluslararası konukları Türkiye film profesyonelleri ile bir araya getirmeyi umuyoruz. Festival’in bu sene oluşturduğu başarılı film seçkisinin yanı sıra katılacak olan isimler için de Forum adına büyük mutluluk duyuyorum.”

Bu sene Antalya’da 21-27 Ekim tarihleri arasında, 2’si dünya prömiyeri ve 25’i Türkiye prömiyeri olmak üzere toplamda 30’dan fazla filmin, aralarında yepyeni yapılan Cam Piramit Açık Hava Sineması ve 7 Mehmet’in de bulunduğu toplamda 5 farklı sahnede gösterimi yapılacak.

Paneller, tanışma toplantıları ve sinema eğitim programlarına da ev sahipliği yapacak olan festivalin rekor sayıda seyirci çekmesi bekleniyor.

Mike Downey, Antalya Film Forum Direktörü (Altın Palmiye ödüllü Kış Uykusu filminin yapımcısı) Zeynep Atakan’ın ve festivalin Stratejik Danışmanı, aynı zamanda Saraybosna Film Festivali’nin Direktörlüğünü üstlenen kültür ve sanat girişimcisi Mirsad Purivatra’nın da yer aldığı Antalya Film Festivali ekibine Temmuz 2017’de Artistik Direktör olarak katıldı.

Resmi Seçki’de yer alan filmlerin tam listesi aşağıdaki gibidir:

RESMİ SEÇKİ

Öksüz (Aida Begic), Türkiye/Bosna – AÇILIŞ GECESİ FİLMİ (Dünya Prömiyeri) [Yarışma Dışı Gösterim]

Never Leave Me, hayatta anlam arayışı, ve yetim çocuklar arasındaki arkadaşlık ve acıya dair bir öykü. İsa, Ahmed ve Muataz adlı üç Suriyeli çocuk, Türkiye’nin büyülü, efsanevi kenti Şanlıurfa’da göçmen olarak zor bir hayat yaşamaktadır. Travmatik geçmişlerinden kurtulmaya çalışan üç çocuk, yıkıcılık ve düşmanlıktan anlama ve sevgiye giden yolu kat ederken, birbirlerinde buldukları dostluk ve sevgiyle aradıkları iç huzura kavuşurlar.

Loving Vincent (Dorota Kobeila/Hugh Welchman), Birleşik Krallık / Polonya – KAPANIŞ GECESİ FİLMİ [Yarışma Dışı Gösterim]

Vincent van Gogh’un hayatını ve gizemli ölümünü konu alan bir uzun metraj animasyon film.

Nisan’ın Kızları (Michel Franco), Meksika

Üvey kız kardeşi Clara ile birlikte Puerto Vallarta’da yaşayan Valeria, 17 yaşında hamile kalır. Her ne kadar uzun zamandır görüşmediği annesi April’in hamileliğinden haberdar olmasını istemese de ekonomik sıkıntılar ve bir bebek büyütmenin sorumluluğuyla annesini aramaya karar verir. April, kızlarının hayatına yeniden girer, fakat fazla geçmeden Valeria’nın neden ondan uzak kalmak istediğini anlarız.

Redoutable (Michel Hazanavicius), France

Fransız yönetmen Jean-Luc Godard, bir film çekimi sırasında 17 yaşındaki oyuncu Anne Wiazemsky’e aşık olur, ve daha sonra onunla evlendir.

Misafir (Andaç Haznedaroglu), Türkiye (Dünya Prömiyeri)

İlk Türkiye-Ürdün ortak yapımı olan film, seçkide yer alan Never Leave Me gibi Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan destek aldı. Ürdünlü oyuncu Saba Mubarak, yaşadığı savaşta yıkıma uğrayan şehirden savaşta ölen komşularının çocukları sekiz yaşındaki Lena ve küçük kardeşiyle birlikte kaçan Suriyeli Meryem’i canlandırıyor.

Dürüst Bir Adam (Mohammad Rasoulof), İran

İran toplumunda yolsuzluk ve adaletsizliği konu alan bir dram. “Ya ezilen olacaksınız, ya da hayatta kalmak için ezenlerle bir olacaksınız!”

Florida Projesi (Sean Baker), ABD

Bir yaz boyunca geçen öykü, 6 yaşındaki erken gelişmiş bir çocuk olan Moonee’nin haylaz oyun arkadaşlarıyla yaramazlık ve macera peşinde koşuşunu, isyankar fakat şefkatli annesiyle arasındaki bağı, ve Disney World’ün gölgesinde geçen hayatını konu alıyor.

İnsan Seli (Ai Wei Wei), Çin/Almanya [Belgesel]

Ai Wei Wei, baskı ve zulmün tüm biçimlerine en şefkatli, tutkulu ve yaratıcı şekillerde yanıt vermekten hiçbir zaman geri durmayan cesur bir sanatçı. Çin’in en ünlü uluslararası sanatçısı olan Wei Wei, aynı zamanda ülkesini en açık sözlü biçimde eleştirenlerin başında geliyor. Wei Wei, Human Flow’da küresel göçmen krizini ele alıyor. Dünya prömiyerini Venedik’te, Kuzey Amerika prömiyerini ise Telluride’da yaptıktan sonra Toronto’da gala gösterimi yapan Wei Wei’nin filminin sıradaki limanı Antalya.

Melekler Beyaz Giyer (Vivian Qu), Çin

Küçük bir kıyı kasabasında iki kız öğrenci bir otelde orta yaşlı bir adamın saldırısına uğrar. O gece resepsiyonda çalışmakta olan bir genç kız olan Mia, olayın tek tanığıdır. İşini kaybetme korkusuyla hiçbir şey söylemez. Bu esnada kurbanlardan biri olan 12 yaşındaki Wen, başına geleceklerin henüz yeni başladığını anlar. Güvensiz bir dünyada kapana kısılan Mia ve Wen, bir çıkış yolu bulmak zorundadır.

Aşkın Gözü (Naomi Kawase), Japonya/Fransa

Görme engelliler için film açıklamaları yazan tutkulu bir yazar, her geçen gün görme duyusunu kaybetmekte olan bir fotoğrafçıyla tanışır.

Umudun Öteki Yüzü (Aki Kaurismaki), Finlandiya/Almanya [Yarışma Dışı Gösterim]

Poker tutkunu eski bir gezgin satıcı ve restoran işletmecisi, Finlandiya’ya yeni gelmiş olan bir grup göçmenle arkadaşlık kurar.

Anne (Ana Urushadze), Gürcistan

50 yaşındaki bir ev kadını olan Manana, aile hayatıyla yıllardır bastırmak zorunda kaldığı yazarlık tutkusu arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Tutkusunun peşinden gitmeye karar veren Manana, kendini yazmaya kaptırır, ve bu uğurda kendini zihinsel ve fiziksel olarak kurban eder.

Zor Bir Karar (Ender Özkahraman), Türkiye

Genç bir kadın olan Eylem küçük bir beldede yaşamakta ve halı atölyesinde çalışmaktadır. Burnunun çok büyük olduğunu düşünür ve estetik ameliyat olmanın hayalini kurar. Ancak, kardeşlerinden biri örgüte katılmıştır ve yaşadığı beldede çok kişi de bu çatışmalarda hayatını kaybetmiştir. Eylem bu zorlayıcı ikilemden çıkmanın bir yolunu bulabilecek midir?

“Yakın Bir Yer” Sergisi Açılıyor

Suriyeli çağdaş sanatçılara ait Yakın Bir Yer Kelimat Koleksiyonu’ndan Suriye Çağdaş Resim Sanatı sergisi 12 Ekim’de İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Plato Sanat’ta açılıyor.

1990’lı yılların başında kurulan Kelimat Koleksiyonu Ortadoğulu sanatçılara ait 2500’den fazla eseri kapsıyor. Koleksiyon daha çok resim sanatına odaklanmakla beraber farklı disiplinden sanatçılara da yer veriyor.

İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Plato Sanat’ta yer alacak olan sergide trajedi, şiddet ve yıkımın yanı sıra aşkın, güzelliğin ve umudun ele alındığı resimler ile karakterize ediliyor. Bu anlamda sergi, savaşla sarsılan bu ülkedeki resim sanatının farklı birçok yüzünü ciddi olarak yorumluyor ve Suriye çağdaş resim sanatının zengin dünyasına dair bir kesit sunuyor.

Akrem Zave, Alaa Sharabi, Hani Mazhar, Ibrahim Brimo, Imam Hasbani, Sbhan Adam, Mohammad Zaza, Ruba Khwes, Zain Alahmad, Ibrahim Alhasoun, Khayyam Zedan, Rouba Hamzeh, Tammam Azam isimlerinin yer alacağı sergi de çağdaş suriye sanat eserlerini sergilemenin yanı sıra Suriye Kültür mirasını, tarihini ve kültürlerini keşfetme fırsatı sunuyor.

Plato Sanat daimi küratörü Marcus Graf tarafından hazırlanan sergi, 24 Aralık 2017’ye kadar ziyaret edilebilir.

Bayrak prömiyer yaptı

İstanbul Devlet Tiyatrosu 2017-2018 sezonu açılışını 1 Ekim 2017’de Berkun Oya’nın yazdığı, Kubilay Karslıoğlu’nun  yönettiği Bayrak adlı oyunla Taksim Küçük Sahne’de yaptı. Oyunun dekor tasarımında Behlüldane Tor, giysi tasarımında Selin Ölçen, ışık tasarımında ise Akın Yılmaz imzası bulunmakta. Yönetmen yardımcılığını Murat Sarı’nın yaptığı oyunun müzikleri Murat Gedikli’ye ait.

Berkun Oya’nın yazdığı Bayrak’ta, cinayetle son bulan bir ihanetin bir aileyi trajik çöküşe nasıl sürüklediği anlatılırken, ilişkiler üzerinden aile kavramı, iletişimsizlik ve şiddet olguları sürprizli kurgu ve içeriğiyle sorgulanıyor.  Oyundaki karakterlere Ali İpin, Gönen Aykaç, Murat Sarı, Uygar Özçelik, Deniz Çom, Hüseyin Sevimli ve Arda Kaptanlar hayat veriyor. Bayrak oyunu, 15 Ekim Pazar gününe kadar Taksim Küçük Sahne’deki gösterimlerine devam edecek.