“Yıllardan beri inanılmaz bir heyecanla bugünü bekliyordum”

Opera sanatçısı Hakan Aysev, “Yeni Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Projesi”nin tanıtımının çok güzel yapıldığını belirterek, “Ben yıllardan beri inanılmaz bir heyecanla bugünü bekliyordum. Dün çok mutluydum, ülkemle ilgili umutlarım daha iyi yeşerdi, güzel şeylerin olacağını düşünüyorum ve tahmin ediyorum. Değerlerimize sahip çıkalım.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tanıtımı gerçekleştirilen projeyi AA muhabirine değerlendiren Aysev, gelişmelerin Türkiye ve İstanbul için çok önemli olduğunu söyledi.

Aysev, dünyada her büyük şehirde büyük bir opera binasının olduğunu ifade ederek, “Mesela New York’ta ‘Metropolitan Operası’, Milano’da ‘La Scala Operası’, Moskova’da ‘Bolşoy Operası’, Fransa Paris’te ‘Bastil Operası’ bu şehirlerin en önem verdiği merkezleridir. İstanbul da dünyanın en önem verdiği merkezlerden bir tanesidir ve Atatürk Kültür Merkezi de o bölgeye çok önem katan bir yapıydı.” diye konuştu.

AKM’nin sadece bina olarak değil konum olarak da büyük önem arz ettiği değerlendirmesinde bulunan sanatçı, “Çok güzel bir proje tanıtımı oldu, lansmanı yapıldı. Ben yıllardan beri inanılmaz bir heyecanla bugünü bekliyordum. Dün çok mutluydum, ülkemle ilgili umutlarım daha iyi yeşerdi, güzel şeylerin olacağını düşünüyorum ve tahmin ediyorum. Değerlerimize sahip çıkalım.” yorumunu yaptı.

“Sanat, hiç bir zaman lüks değildir”

AKM’de yaşanan gelişmelerin en başından beri yakından takipçisi olduğunu vurgulayan Aysev, şöyle devam etti:

“Sürecin bu kadar uzun sürmesinin bence suçlusu yok. Sadece ne yapılmak istendiği dünkü gibi anlatılmadı. Dün yapılan açıklamalardan o kadar gurur duydum ki hayatımdaki en mutlu günlerimden biriydi. Ben Paris’te, Viyana’da, Amerika’da olan müzik merkezlerinin hepsinde başrol söyledim. Ülkemin, İstanbul’un böyle bir merkeze sahip olmaması benim canımı yakıyordu. Dün projeyi gördükten sonra çok büyük bir rahatlık yaşadım. 2 bin 500 kişilik bir opera salonu, 800 kişilik konser salonu, oda tiyatrosu, sergi salonları ve bunun yanında en üst katının restoran olarak yapılıyor olması çok önemlidir. Bunun dünyada örnekleri çok fazla var, normal insanları operaya, kültür merkezine çekebilmek için böyle özel kafeler, restoranlar ve müzik merkezleri yapılmıştır.”

Yurtdışından Türkiye’ye ilk geldiği  zamanlarda Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne turnelere çıktığını söyleyen Aysev, “Bana, ‘Önce bu insanların karnını doyurmak lazım, karınları sanatla mı doyacak?’ demişlerdi. Böyle yaklaşımlar hep olacaktır. Sanata bizim açımızdan bakmayacak insanlar her zaman olacaktır. Sanat lüks müdür? Bana göre sanat, hiç bir zaman lüks değildir.” dedi.

Hakan Aysev, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Batılı olmakla şeklen Avrupalı olmayı maalesef birbirine karıştırdık. Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak küresel bir iddia sahibi olmak demekken kültürel taklitçiliğin asırlarca sizi kendisine rakip, hatta düşman görmüş bir dünyaya teslimiyet demek olduğunu ne yazık ki göremedik.” ifadelerine aynen katıldığını dile getirdi.

“Türkiye’nin dünya çapında sanatçıları var”

Erdoğan’ın tespitlerinin çok doğru olduğuna işaret eden Aysev, şunlası söyledi:

“Zamanında Türkiye’de de ulusal müziğimizin oluşmaması buna denk geliyor. Çünkü zamanında yurt dışına besteciler yollandı ama yurt dışındaki Alban Berg Schoenberg gibi son dönem bestecilerin taktikleri yapıldı. Mesela Azerbeycan bu konuda çok başarılı. Çünkü kendi halk şarkılarını seslendirebiliyorlar. Bizim bu yoldan ilerlememiz lazım. Cumhurbaşkanımıza bu konuda çok katılıyorum, Türk melodilerini ve müziklerini çok seslendirmek gerekiyor.”

Hakan Aysev, Türkiye’nin dünya çapında sanatçıları olduğunun altını çizerek, “Bunların başında Leyla Gencer’imiz, dünya çapında sopranomuz var. Dünya çapında bir piyanistimiz İdil Biret’imiz, her ne kadar haylaz çocuğumuz olsa da Fazıl Say’ımız var. Ben, dünya çapında bir kariyer yaptım ve şimdi Murat Karahan, Ayhan Baran, Suna Korat ve Gülşen Tatu gibi isimler, dünya çapında kariyer yapmış Türk müzisyenleridir.” diye konuştu.

AKM’nin yeni projesi bittikten sonra, opera sanatının daha geniş kitlelere ulaşacağını aktaran sanatçı, “Kadıköy Belediyesinin çok şeker bir binası olan Süreyya Operası vardı ama küçücüktü. İstanbul’un utancıydı bence bu. Küçük bir sahnede 600-700 kişiyle şarkı söylemek, opera oynamak başka, 2 bin 500 kişiye oynamak başkadır. Kesinlikle AKM, bu anlamda çok büyük bir açılım sağlayacak.” dedi.

Aysev, Taksim’in çok merkezi bir yer olduğuna vurgu yaparak, insanların ailece AKM’ye gelebileceğini ve çocukların opera-baleden etkilenerek sanata yönlenebileceğini sözlerine ekledi.

“Harika bir haber”

Yönetmen ve oyuncu Haldun Dormen de tiyatro binası olarak 1946’da projelendirilen AKM’nin yenilenmesinden dolayı çok mutlu olduğunu kaydetti.

Dormen, İstanbul Kültür Sarayı adıyla 1969’da hizmete açılan merkez için, “Hiç ümidim yoktu, benim için harika bir haber oldu. İnşallah çok kısa zamanda da kavuşuruz AKM’ye.” dedi.

Aralıklarla yaklaşık 60 yıldır birçok ünlü oyunların sahnelendiği Dormen Tiyatrosunu kuran Haldun Dormen, dayanıklılık problemleri nedeniyle yenilenme kararı alınan AKM binasının açılmasının, İstanbullular tarafından merakla beklendiğini vurguladı.

Özel tiyatroların yanı sıra birçok ödenekli tiyatroda da yönetmen ve oyuncu olara yer alan, bir dönem gazetecilik yapan ve kitaplar kaleme alan Dormen, şöyle konuştu:

“İstanbul gibi bir şehirde bir opera binası olmaması kadar korkunç bir şey olamaz. Hakikaten korkunç. Süreyya operasına sıkışmış durumdalar. Onun için sadece biz sanatçılar için değil, tüm İstanbullular için harika bir olay.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir