İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda bu hafta 5 oyun…

İstanbul Devlet Tiyatrosunda, 11 Aralık – 16 Aralık tarihleri arasında 5 oyun sahnelenecektir. Sahnelenecek oyunlar; “Elektra”, “Giydirici”, “Sahibinin Sesi”, “İstasyon”, “Keloğlan Keleşoğlan”

Sophokles’in eserini Zeynep Avcı’nın çevirisi ile sahneye koyan Işıl Kasapoğlu. Oyunun dekor tasarımında Hakan Dündar, kostüm tasarımında Nalan Alaylı, ışık tasarımında Cem Yılmazer imzası bulunmakta. Müziklerini Alper Maral’ın hazırladığı oyunun dramaturgu Onur Erbilen.

Oyunun konusu kısaca şöyle:

Troya savaşından zaferle dönen büyük Yunan komutanı Agamemnon’un karısı Klytaimnestra sarayı, aşığı ile birlikte yönetmektedir. Babasının intikam arzusuyla yanıp kavrulan Elektra ise kentte esaret altında bir yaşam sürmektedir. Elektra’nın tek gayesi sürgün olan erkek kardeşi Orestes’in yurda dönmesi ve annelerini aşığıyla birlikte öldürmesidir. Babasının katilleriyle uzun yıllar yaşamak zorunda kalan Elektra, ölmüş babasının onurunu kurtarmak için intikamını nasıl alacak ve nefret ettiği annesiyle nasıl hesaplaşacaktır?

Oyundaki karakterlere; Fikret Urucu, Özlem Öçalmaz, Emre Yetim, Ayşe Özköylü, Can Albayrak, Yasemin Taş, Sibel Ferlibel, Ece Akeren, Simge Ayvazoğlu, Meryem Asil, Çiğdem Demir, Ceylan Batı ve Kontrtenor Nuri Harun Ateş hayat veriyor. 26 Ocak 2018 tarihinde prömiyer yapan Elektra, 16 Aralık Pazar gününe kadar Cevahir Salon 1’de izlenebilir.


“Giydirici”, Cevahir Salon 2’de

Ronald Harwood’un yazdığı, Ergun Sav’ın çevirisini yaptığı, Hakan Çimenser’in yönettiği “Giydirici” oyunu 11 – 15 Aralık tarihleri arasında Cevahir Salon 2’de sahnelenecek. Oyunun dekor tasarımında Savaş Çevirel, kostüm tasarımında İnci Kangal Özgür, ışık tasarımında Akın Yılmaz imzası bulunmakta. Oyunun müzikleri Fırat Akarcalı’ya ait.

Oyunun konusu kısaca şöyle;

II. Dünya Savaşı’nda, ölümüne tiyatro yapan bir grubu anlatan oyundaki karakterlere Celal Kadri Kınoğlu, Hakan Çimenser, Rüyam Perihan Dirin, Hülya Gülşen, Ebru Demirdöven, Aral Seskir, Osman Tunca Soysal, Sinan Cem Çabuk, Güneş Yakın, Cem Şahin, Suzan Sabancı ve Özgün Bayraktar hayat veriyor.

13 Ocak 2017 tarihinde prömiyer yapan ve sezon içerisinde Celal Kadri Kınoğlu’nun üç ayrı ödül kurulundan “En İyi Erkek Oyuncu” ödülü aldığı oyunu, 15 Aralık Cumartesi gününe kadar Cevahir Salon 2’de izlenebilir.

“Sahibinin Sesi”, Üsküdar Tekel Sahnesinde

22. İstanbul Tiyatro Festivali (İKSV) kapsamında 02 Aralık Pazar günü Üsküdar Tekel Sahnesinde prömiyer yapan Sevim Burak imzalı “Sahibinin Sesi” adlı oyun İskender Altın rejisiyle oynanacak.

Oyun; çok kültürlülüğün, parçalanmanın, deliliğin izlerini sürerek yazılmış Zembul ve Bilal’in trajik aşkını sahneye taşıyor. Oyunun dekor tasarımını Şirin Dağtekin Yenen, kostüm tasarımını Çevren Sarayoğlu, ışık tasarımını Akın Yılmaz, müzikleri Cem İdiz, koreografiyi Sibel Sürel, dramaturgiyi ise Canan Kırımsoy üstleniyor. Oyunda; Fatih Topçuoğlu, Ebru Aytürk, Lebib Gökhan, Meltem Evcioğlu, Oğuz Tunç, Eren Özyalçın, Murat Yatman, Esra Akbaş, Tayfun Sav, Duygu Başkaya, Berk Sezenler, Burak Aksak, Ecesu Sevindik ve Dilara Suer rol alıyor.

“Sahibinin Sesi”, 16 Aralık Pazar gününe kadar Üsküdar Tekel Sahnesinde izlenebilir.


İstasyon, Üsküdar Stüdyo Sahnesinde

Olexandr Viter’in yazdığı, Senem Cevher’in çevirdiği oyun Ali Atilla Şendil rejisiyle 22 Mart 2018 tarihinde prömiyerini gerçekleştirdi. Oyunun dekor ve kostüm tasarımında Şirin Dağtekin Yenen, ışık tasarımında ise Nejat Karaorman imzası bulunmakta.

Oyunun konusu kısaca şöyle;

Yolu istasyona düşen üç kadının zamanla bu mekanın mutlu esirleri haline gelip, kendi kabukları içinde yaşamaya mahkum olmalarını anlatan oyundaki karakterlere Gamze Yapar Şendil, Berrin Akhasanoğlu ve Zeynep Alper hayat veriyor.

İstasyon 15 Aralık Cumartesi gününe kadar Üsküdar Stüdyo Sahne’de izlenebilir.

ÇOCUK OYUNU

“Keloğlan Keleşoğlan” Cevahir Salon 2’de
1 Kasım 2018 Perşembe günü prömiyer yapan “Keloğlan Keleşoğlan” oyunun yazar ve yönetmeni Ulviye Karaca. Melike Başkan’ın kostümleri tasarladığı oyunun dekor tasarımı Zeki Sarayoğlu, ışık tasarımını Zeynel Işık, dekor kostüm proje uygulamasını ise Burcu Melek Bozan üstleniyor. Kemal Günüç’ün müziklerini yaptığı oyunun koreografisi Yener Turan’a, kukla ve mask tasarımı Ulviye Karaca ve İlhan Ateş’e ait.

Oyunun konusu kısaca şöyle;

Sıradan bir hayatın içinden çıkıp birden sıra dışı olaylar yaşamaya başlayan Keloğlan’ın hayata ve olaylara bakışı değişir, kendi içindeki dinamikleri fark eder. Artık o eski tembel Keloğlan gitmiş, yerine kendine güvenen, aklını kullanan ve insanları olumlu yönde etkileyen bambaşka bir Keloğlan gelmiştir.

7’den 70’e bir aile oyunu olan “Keloğlan Keleşoğlan”, 10 yıl boyunca kapalı gişe oynayarak aynı zamanda 42. Sanat Kurumu Jüri Özel Ödül sahibi oldu.

Oyun, 16 Aralık Pazar günü Cevahir Salon 2 sahnesinde izlenebilir.

 

Yaşayan efsane yeniden sahnede

Bugüne kadar sayısız sinema filmi ve tiyatro oyununda oynayan ve 73 yıllık tiyatro yolculuğunu bu yıl kurduğu “Çivi Kabare Tiyatrosu” ile taçlandıran büyük usta Yılmaz Gruda, “Biz Bize Benzeriz” başlığı altında yazdığı 11 oyunu, 12 Aralık Çarşamba günü Sahne Çolpan İlhan da sahneye koyacak olmanın heyecanını yaşıyor.

 

Aralarında Sadri Alışık Akademi’nin genç yeteneklerinin de bulunduğu 9 yetenekli oyuncuyla birlikte Sahne Çolpan İlhan da perde açacak olan Yılmaz Gruda, “73 yıllık tiyatro yolculuğum boyunca, değişik zamanlarda yazdığım, sahneye koyduğum, oynadığım ve sevdalısı olduğum kabare türünü, yeniden var etmek için, içerik, biçim, biçem, icra gibi tüm ögeleriyle halkımıza sunmak üzere kollarımı sıvadım. “Çivi Kabare Tiyatrosu” adı altında sunduğum bu var-etme çabasında, toplumsal zaafların çeşitli görünümlerini, memleket hallerini, insan ilişkilerinin temel olgularını ‘çivi’ vuruşlarıyla ele aldım. Ve tüm bu “Çivi”leri Kabare Tiyatrosu’nun gerekirleri çevresinde oluştururken, müzik, dans ve geleneksel tiyatromuzun ögeleriyle sarmaladım. ”
12 Aralık’ta Sahne Çolpan İlhan da saat 20.30 da sahnelenecek olan “Biz Bize Benzeriz”oyununun biletleri Sahne Çolpan İlhan gişesinden temin edilebilir.
Künye:

“BİZ BİZE BENZERİZ”11 ADET KOMEDİ
YAZAN VE SAHNEYE KOYAN:Yılmaz GRUDA

GENEL SANAT YÖNETMENİ:Elvan GRUDA
Oynayanlar:

Yılmaz Gruda,Ceyda Yücesan,Serdar Ayyıldız,Yağmur Çağlan,Ersin Arıcı,Gamze Acı,Songül Mercan,Emre Gruda
Müzik Uygulama:Erhan Sefacı

Koreografi:Levent Aşçı

Işık ve ses:Çağrı Atılgan

“Türk Valsleri” İlk Kez CRR’de!

Keman virtüözü Cihat Aşkın’ın yeni projesi “Türk Valsleri”, 13 Aralık Perşembe akşamı, Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda ilk kez müzikseverlerle buluşacak.

Konser, Viyana valsleriyle kıyaslandığında oldukça naif ve romantik olan, Dede Efendi’ye ait ilk Türk valsi “Yine Bir Gülnihal”le başlayacak. Repertuvar, Cumhuriyet sonrası balolarında sıklıkla çalınan, Yeşilçam filmleriyle zihinlere kazınan unutulmaz Türk valsleriyle renklenecek. Aşkın’ın kemanıyla yeniden yorumlayacağı eserlerin düzenlemelerini, besteci ve orkestra şefi Oğuzhan Balcı yaptı.

Cihat Aşkın’a yeni projesinde, Aşkın Ensemble eşlik edecek. Aşkın Ensemble; klarnette Göksun Çavdar, kanunda Serkan Halili, piyano ve akordeonda ise Çağdaş Özkan’dan oluşuyor.

BBDSO’dan Dvořák Gecesi

Bu hafta sahnesinde ünlü Çek besteci Antonín Dvořák’ın eserlerini Bursalı sanatseverlerle buluşturan BBDSO’ya sahnede viyolonsel sanatçısı Nil Kocamangil eşlik ediyor, konseri ise Adrian Prabava yönetiyor.
Uludağ Premium’un sponsorluğunda Bursa Filarmoni Derneği’nin desteklediği klasik müziği geniş kitlelere ulaştıran Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası (BBDSO), 13 Aralık Perşembe akşamı düzenlenen konserde dünyaca ünlü Çek besteci Antonín Dvořák’ın eserlerine yer veriyor. Aile işini yürütmesi beklenirken olağanüstü yeteneğini fark edip kendisini destekleyen babası sayesinde bir müzisyen olarak kariyerinde hızla yükselen Dvořák, 1892 yılında New York’a taşınarak bir müzik okulunda ders vermeye başlamıştı. ABD topraklarında geçirdiği 2,5 yıllık sürede ülkesine duyduğu özlemle Çek halk müziğinden öğeleri barındıran eserler besteleyen ünlü besteci, romantik döneme damgasını vurmuştu. BBDSO’nun Dvořák’ın 7. Senfonisinin seslendireceği bu konserde, yine bestecinin ünlü viyolonsel konçertosu da Fransız viyolonselci Gautier Capuçon’un öğrencilerinden Nil Kocamangil solistliğinde sahneye taşınacak. Konseri dünyaca ünlü şef Adrian Prabava yönetecek.

13 Aralık Perşembe akşamı saat 20.00’de gerçekleştirilecek konserin biletleri; Sanat Cepte mobil uygulaması, BBDSO resmî web sitesi bursasenfoni.gov.tr ve biletiva.com’un yanı sıra Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu BBDSO Müdürlüğü Gişesi ve konser akşamı AKKM Merinos Gişesi’nden satın alınabiliyor.

İstanbul’da Kuzey rüzgarı…

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, İskandinav ülkelerinin önde gelen bestecilerin eserlerini sahneye taşıyor… 14 Aralık 2018 Cuma günü Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi’nde gerçekleşecek konserde, İsveçli besteciler Wilhelm Stenhammar, Hogo Alfvén, Carl Leopold Sjöberg ,Ture Rangström, Danimarkalı besteci Carl Nielsen, Norveçli besteci Edvard Grieg, Finlandiyalı besteci Jean Sibelius ve İzlandalı besteci Páll Ísólfsson’un eserlerini, Soprano Otilia İpek ve Evren Ekşi, Bariton Kevork Tavityan, Piyanist Hüseyin Kaya eşliğinde seslendirecekler.

Klarnet sanatçısı Sıla Köse ve Piyanist Hüseyin Kaya, Carl Nielsen’in “Andante cantabile” adlı eseri ile gecede yer alıyor…

“Nordik Bestecileri” nde ayrıca dans da var… Edvard Grieg’in “Åse’nin Ölümü” adını verdiği parçasında, Deniz Özaydın koreografisinde, Berfu Elmas ve Deniz Özaydın dans ederek programı sonlandıracaklar.

Ulusal Tiyatro Ödülleri sahiplerini buldu…

Tiyatro alanında yeni eserlerin yaratılmasını teşvik edip, yerli tiyatro eseri repertuvarının zenginleşmesini amaçlayan Kadıköy Belediyesi’nin, bu yıl ikinci kez düzenlediği Ulusal Tiyatro Sahne Eseri (Oyun) Yarışması sahiplerini buldu.

‘İNSAN HÜZNÜ’ BİRİNCİ OLDU

Yarışmada “İnsan Hüznü” adlı oyunuyla Mehmet Selçuk Bilge Birincilik Ödülü ve “Huzur Apartmanı” adlı oyunuyla Aslı Ayhan İkincilik Ödülü alırken; “Babaannemin İlk Twit’i” adlı eseriyle Nedim Saban ve “Benim Annem Cumartesi” adlı oyunuyla Cihan Çakan Üçüncülük Ödülü’ne layık görüldü. Birincilik ödülünü takdim etmek üzere sahneye çıkan tiyatro sanatçısı Zihni Göktay, “Tiyatro eseri yazmak büyük bir şövalyelik ülkemizde, çünkü herkes dizi senaryosu yazıyor. Milliyetçilik sokağa çıkıp bağırmakla olmaz. Öncelikle kendi yazarlarımızı koruyacağız” şeklinde konuştu.

SANATIN YARATTIĞI BÜYÜK ENERJİ YÖNETİMLERE DE YANSIYOR

Moda Sahnesinde düzenlenen törenle aralarında tiyatro sanatçıları Zihni Göktay, Tamer Levent, Metin Zakoğlu, Timur Acar, Nedim Saban, Kadıköy Tiyatrolar Platformu(KTP) oyuncular ile Haldun Taner’in eşi Demet Taner’in yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Törende konuşan Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, “Bütün yaşadığımız sıkıntılı dönemlerin aşılmasını sağlayacak şey tiyatrodur. Sanatın hayatın her alanında yarattığı büyük enerji yönetimlere de yansıyor. İnsanların gelecekle ilgili bakışlarını değiştiriyor. Bireysel amaçlarla toplumsal amaçları birleştiriyor. İnsanların daha mutlu, daha huzurlu, daha iyi olmalarını sağlıyor” şeklinde konuştu. Aykurt Nuhoğlu’nun ardından yarışmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Ödül töreni ve kokteylin ardından, ‘Komik Günler’ adlı müzik grubu sahne aldı. Oyuncu Şaziye Özlem Turan’ın dans ettiği geceye Selen Şeşen de şarkıları ile renk kattı.

SEÇİCİ KURUL BELİRLEDİ

Yarışmanın seçici kurulunda Türk tiyatrosunun önde gelen isimlerinden Orhan Alkaya, Cevat Çapan, Bilgesu Erenus, Yücel Erten, Beliz Güçbilmez, Dikmen Gürün ve Nesrin Kazankaya; ön seçici kurulunda ise Levent Aras, Günay Ertekin ve Sinem Özlek yer aldı. Gerçekleştirilen kurul toplantıları ve müzakereler sonucunda dört oyuna ödül verilmesi kararlaştırıldı. Kadıköy Belediyesi Kültür Yayınları, 2017 yılında ödül kazanan oyunları bir kitap halinde yayımladığı gibi, 2018 yılında ödül kazanan oyunları da kitaplaştıracak.

İZDOB sezonu Carmina Burana balesi ile açıyor

İzmir Devlet Opera ve Balesi 2018-2019 sezonunu 1 Ekim’de Carmina Burana balesi ile açıyor.

1.Uluslararası Efes Opera ve Bale Festivali’nde binlerce sanatseverin beğeni ile izlediği Carmina Burana balesi, 1 Ekim 2018 Pazartesi günü saat 20.00’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde sunulacak.

 

 

 

Yarasa

İZDOB yeni sezonda; 7 opera, 1 operet, 8 bale, 1 kantat, 3 çocuk oyunu ile onlarca konseri İzmirli sanatseverlerin beğenisine sunacak.

Minyatür Gece

Geçen yıllarda olduğu gibi; Elhamra Sahnesi’nin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Dokuz Eylül Üniversitesi’ne ait Sabancı Kültür Sarayı, Bornova Kültür Merkezi’nde, Ege Üniversitesi’ne ait Atatürk Kültür Merkezi, Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda da etkinlikler sunulacak.

Sihirli Dünya

İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin 2018-2019 sezonunda sahneleyeceği YENİ ESERLER şunlar:

1001 Gece Masalları

Cavalleria Rusticana – Palyaçolar “opera”

Pietro Mascagni’nin Cavalleria Rusticana ve Ruggiero Leoncavallo’nun Palyaçolar adlı operaları 23 Ekim 2018 tarihinden başlayarak İzmirli sanatseverlerin izlenimine sunulacak. Şef Tulio Gagliardo ve Vladimir Lungu yönetiminde sahnelenecek olan eserlerin rejisini Haldun Özörten üstleniyor.

Fındıkkıran “bale”

Piyotr Ilyic Çaykovski’nin ölümsüz balesi Fındıkkıran, 22 Aralık 2018 tarihinde prömiyer yapacak. Eser, şef Tolga Taviş yönetiminde ve Mehmet Balkan koreografisiyle sahnelenecek.

Bach Kahve Kantatı

9 Ocak 2019 tarihinden başlayarak sahnelenecek olan Johann Sebastian Bach’ın Kahve Kantatı sezon boyunca sanatseverlerin izlenimine sunulacak.

Zarzuela Akşamı “zarzuela”

Ülkemizde ilk kez sunulacak olan bu gösteri 23 Şubat 2019’da prömiyer yapacak. Gösteri, İspanyol ulusal şarkılarının en seçkin örneklerinin büyük orkestra ve danslar eşliğinde sahnelemesi olarak İzmirli sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Zarzuela Akşamı Tulio Gagliardo yönetiminde konuk İspanyol koreograf Carlos Vilan’ın sahne düzeni ile sahnelenecek.

Lucia di Lammermoor “opera”

Gioacchino Donizetti’nin dünya opera sahnelerinde en çok oynanan eserlerin başında gelen bu operası, 11 Nisan 2019 tarihinden başlayarak operaseverlerin beğenisine sunulacak. Eser, şef Alessando Cedrone yönetiminde sahnelenecek.

Geçen sezonlarda sahnelenen ve bu sezonda da yinelenecek eserler:

Giacomo Rossini’nin komik operası Sevil Berberi, Carl Orff’un aynı adlı eserinin müziği ve Robert North’un koreografisiyle sahnelenecek olan Carmina Burana balesi bu sezonda sahnelenmeye devam edecek.

Bach Alla Turca ve Dansın Rengi adlı birer perdelik baleler sezon programı içinde yer alacak.

Çaykovski’nin çeşitli eserlerinden alınan ve Tolga Taviş tarafından düzenlenen müziği eşliğinde sahnelenmekte olan Romeo ile Juliette balesi bu sezonda da sahnelenmeye devam edecek.

Geçen sezon prömiyeri yapılan Giuseppe Verdi’nin La Forza del Destino adlı operasın sahnelemesi sürdürülecek.

Birkaç yıldır oynanmakta olan Tolga Taviş’in Hekimoğlu adlı operası yinelenmeye devam edecek.

Mozart operaları içinde önemli bir yere sahip Don Giovanni operası da programda yer bulacak. Minyatür ve Gece adlarıyla sahnelenen birer perdelik baleler yine sezon programında yer alıyor.

İzmir Devlet Opera ve Balesi’nin geleneksel hale getirdiği ve Alsancak Rotary Kulübü işbirliğiyle yapılmakta olan Ulusal Genç Solistler Yarışması bu sezonda da yapılmaya devam edecek.

Çocuk Oyunları:

Bu sezon programında yer alan çocuk oyunları da şunlar:

Murat Cem Orhon’un müziği Zeynep Ergüven’in metni ile Şekeronya ve Hülya Nüfusçu’nun çeşitli bale müziklerini kullanarak sahneye koyacağı Kırmızı Çiçeğin Rüyası adlı çocuk balesi ve Haldun Özörten’in Sihirli Dünya adlı çocuk oyunu.

İstanbul Devlet Tiyatrosundan Yeni Sezona Merhaba..

İstanbul Devlet Tiyatrosu, 2018-2019 sezonunda yerli ve yabancı yazarlardan oluşan seçkin repertuvarıyla 40. Yılını kutlamaya hazırlanıyor.

Sezonun ilk prömiyerini 3 Ekim Çarşamba günü “Bir Peri Masalı Radyum Kızları” ile yapacak olan İstanbul Devlet Tiyatrosu 11 Ekim’de “Hırçın Kız” ve 18 Ekim’de sahnelenecek olan “Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal)” oyunları ile tiyatro severlerle buluşmaya devam edecek.
Ağustos ayından itibaren yoğun çalışma temposuyla provalarına devam eden İstanbul Devlet Tiyatrosu, Kasım ayı ile birlikte “Sahibinin Sesi”, “Kosovalı Peer Gynt” oyunlarının yanı sıra 7’den 70’e aile oyunları olan “Keloğlan Keleşoğlan” ve “80 Günde Devri Alem”i sahneleyecek. Ardından sıradaki yeni oyunların provalarıyla çalışmalarını sürdürecek.

Bir Peri Masalı Radyum Kızları
3 Ekim Çarşamba günü Üsküdar Tekel sahnesinde tarihinde prömiyerini gerçekleştirecek olan Karden Kasaplar’ın yazıp Laçin Ceylan’ın yönettiği Bir Peri Masalı Radyum Kızları; erkek egemen anlayışa ve kapitalist düzene direnme başarısı gösteren kadınların girdikleri hukuk mücadelesini sahneye taşıyor. Yakup Çartık’ın ışıklarını tasarladığı oyunun dekor tasarımında Gökhan Yücesal, kostüm tasarımında Dilek Kaplan, koreografide Tuğçe Tuna’nın imzası var. Oyunda; Çiğdem Aygün, Deniz Danışoğlu, Merve Şeyma Zengin, Ezgi Erdilek, Refiye Genç, Sena Başdoğan, Okan Değirmenci, Tuğçe Aksum, Kerem Tanık, Ebru Terzi, Esra Balaban, Gamze Cankara, Mustafa Ergüven, Hasan Ali Yıldırım, Oğuz Edis’ten oluşan kalabalık ve genç bir kadro var.

Hırçın Kız
11 Ekim Perşembe günü Cevahir Salon 1 sahnesinde prömiyer yapacak olan Hırçın Kız, yıllar sonra Yücel Erten’i Devlet Tiyatrosu ile buluşturuyor. Oyun, Sinyor Battista’nın biri fevkalade hırçın ve dik başlı, diğeri uysal ve uyumlu iki kızının evlilik maceraları çevresinde döner. Nurettin Sevin’in çevirdiği oyunun dekor tasarımı Ethem İzzet Özbora’ya, kostüm tasarımı Nalan Alaylı’ya, ışık tasarımı Yakup Çartık’a, müzikler ise Emil Tan Erten’e ait. Oyunda; Uğur Hakan Güneri, Veda Yurtsever, Turan Günay, İlkay Akdağlı, Hakan Meriçliler, Fatih Dokgöz, Zülfükar Ali Sinan Demir, Burak Altay, Çiğdem Yıldız, Ahmet Taşdemir, Ahmet Kurt, Başak Ova, Bilal Ercan, Büşra Saraç, Erdem Bilgi, Hakan Siylim, Mehmet Emrah Hamşioğlu, Muhammed Yıldız, Oya Ünal ve Özlem Karataş rol alıyor.

Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal)
18 Ekim Üsküdar Stüdyo Sahnesinde prömiyer yapacak olan Kendi Gök Kubbemiz (Yahya Kemal) adlı oyunda; eski yenisi, doğu batısı, vatanı ve İstanbul sevgisiyle insana dair her tür özlem, aşk ve ölüm gibi temalar Yahya Kemal’in dizelerinde geçmişe bir yolculuk yapar. Sönmez Atasoy’un yazdığı Okday Korunan’ın oynayıp yönettiği oyunun dekor ve kostüm tasarımında Şirin Dağtekin Yenen’e, ışık tasarımında Önder Arık’a, müziklerde ise Timur Selçuk’a yer verilecek.

Keloğlan Keleşoğlan
1 Kasım Perşembe günü Üsküdar Tekel Sahnesinde prömiyerini yapacak olan gençlik oyununda Keloğlan sıradan bir hayat yaşarken ansızın beklenmeyen durumlarla karşılaşıp küçük bir aydınlanma yaşar ve hayata karşı bakış açısı değişir. Bu değişiklikle içindeki gücü fark ederek tembelliğini ve kendine olan güvensizliğini bir kenara bırakıp kendini ve çevresini olumlu yönde etkilemeye başlayarak bambaşka bir Keloğlan’a dönüşür. 10 yıl boyunca kapalı gişe oynayan Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği oyun aynı zamanda 42. Sanat Kurumu Jüri Özel Ödül sahibi. Oyunun dekor tasarımında Zeki Sarayoğlu, kostüm tasarımında Melike Başkan, ışık tasarımında Zeynel Işık, dekor ve kostüm proje uygulamada Burcu Melek Bozan, müziklerde ise Kemal Günüç yer alıyor. Oyunda; Ümit Bahadır Tunç, Bahadır Tecimen, Muammer Çağatay Keser, Meltem Müge Tunç, İrem Sövütçü, Nazlı Benan Özkaya, Nejdet Erdem, Berk Yaparel, Yağmur Çağlan, Alper Utku Ateş, Abbas Arda Çoban, Barış Dizer, Orkun Huylu, Ömer Oduncu, Ezgi Cankurtaran, Hasan Pehlivanoğlu, Tuğba Ülgen, Pelin Sağun, Alkan Demir, Sefa Köksal, Ferhat Işıktaş, Erman Bacak, Alp Aydın’dan oluşan genç bir kadro görev alıyor.

80 Günde Devri Alem
18 Kasım Pazar günü Cevahir Salon 2 Sahnesinde prömiyer yapacak olan 80 Günde Devri Alem; Bay Plieas Fogg dünyayı seksen günde gezebileceğine dair bir iddiaya girer ve bu uğurda elinde avucunda ne varsa hepsini ortaya koyar. Ancak bu yolculukta onu aklına gelmedik maceralar ve aksilikler beklemektedir. Jules Verne’in yazıp Gökhan Kocaoğlu’nun yönettiği oyun 7’den 70’e tüm izleyicileri kucaklayacak eğlenceli bir oyun. Oyunun dekor tasarımı Aytuğ Dereli’ye, kostüm tasarımı Burcu Melek Bozan’a, müzikler ise Oktay Köseoğlu’na ait.

Sahibinin Sesi
2 Aralık Pazar günü Üsküdar Tekel Sahnesinde prömiyer yapacak olan Sevim Burak imzalı Sahibinin Sesi, 22. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında İskender Altın rejisiyle oynanacak. Oyun; çok kültürlülüğün, parçalanmanın, deliliğin izlerini sürerek yazılmış Zembul ve Bilal’in trajik aşkını sahneye taşıyor. Oyunun dekor tasarımını Şirin Dağtekin Yenen, kostüm tasarımını Çevren Günger, ışık tasarımını Akın Yılmaz, müzikleri Cem İdiz, koreografiyi Sibel Sürel, dramaturgiyi ise Canan Kırımsoy üstleniyor. Oyunda; Fatih Topçuoğlu, Ebru Aytürk, Lebib Gökhan, Meltem Evcioğlu, Oğuz Tunç, Eren Özyalçın, Murat Yatman, Esra Akbaş, Tayfun Sav, Nazlı Uğurtaş, Berk Sezenler, Duygu Başkaya, Burak Aksak rol alıyor.

Kosovalı Peer Gynt
25 Aralık Salı günü Cevahir Salon 2 sahnesinde prömiyer yapacak olan Kosovalı Peer Gynt oyunu; 1990-2014 yılları arasında ülkesindeki olumsuzluklardan kaçıp diğer Avrupa ülkelerinde yaşamını sürdürmeye çalışan genç bir insanın dramatik serüvenini gerçekçi-şiirsel bir dille anlatıyor. Yeton Neziray’ın yazıp Senem Cevher’in çevirdiği oyunu Saydam Yeniay yönetiyor. Behlüldane Tor’un dekorlarını tasarladığı oyunun kostüm tasarımı Mihriban Oran’a, ışık tasarımı Nejat Karaorman’a, koreografi Alparslan Türkeş Karaduman’a, dramaturgi ise Yeşim Gökçe’ye ait. oyunda Güneş Hayat ve Erşan Utku Ölmez rol alacak.

Ömer Asım Aksoy ödülü Neşe Aksakal Duman’ın

Aksoy Ailesiyle Dil Derneği’nin her yıl düzenlediği ve bu yıl deneme dalında verilen “Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü”nün sahibi, ‘Türler Arası En Güzel Yolculuklar’ kitabıyla Işık Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Neşe Aksakal Duman oldu.

Yaşamı boyunca dil devriminin savunucusu olan ve 1993’te yaşamını yitiren Ömer Asım Aksoy’un düşünce ve yapıtlarını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla, 1995’ten bu yana Türkçeye ve Türk yazınına katkıda bulunan yazarlara verilen Dil Derneği Ömer Asım Aksoy Ödülü’nün bu yılki sahibi, Işık Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İnsan ve Toplum Bilimleri Öğretim Görevlisi Neşe Aksakal Duman oldu.

Bu yıl birçok yazarın yapıtıyla aday olduğu ödül, Adnan Binyazar, Yüksel Pazarkaya, Cengiz Bektaş, Feridun Andaç, (aile adına) Sevgi Özel’den oluşan seçici kurulun oyçokluğuyla Türler Arası En Güzel Yolculuklar adlı deneme kitabıyla Neşe Aksakal’a verildi.

Ödülünü Dil Derneği’nin Ankara’daki merkezinde düzenlenen törenle alan Neşe Aksakal Duman yaptığı konuşmada, “Mustafa Kemal Atatürk’ün cepheye cephane taşınan tahta bir sandığa daha sonra kitaplarını doldurup yanında taşımaya başlaması şu anlama geliyordu: “Bundan sonraki devrim kültür devrimidir.” Kurulduğu yıldan beri Dil Derneği’nin ve Ömer Asım Aksoy’un bütün çalışmaları kültür devrimine hizmettir. Ulusal Kurtuluş Savaşı’na bizzat katıldıktan sonra ikinci mücadeleyi kültür alanında sürdüren, Türkçenin gelişmesine büyük katkı sağlamış Ömer Asım Aksoy adına ülkemizin önemli kurumlarından Dil Derneği’nin düzenlediği bu ödülü almak benim için oldukça gurur verici.” dedi.

Türler Arası En Güzel Yolculuklar’a kaynaklık eden konuların çoğunun, Işık Üniversitesi’ndeki derslerinde öğrencilerle sürdürdüğü çalışmalardan ve tartışmalardan doğduğunu vurgulayan Duman, “Bu nedenle çalışmalarımı destekleyen kurumum adına da aldığım bir ödüldür. İncelediğim ana metinlerin dışında, benim terimlerin Türkçeleştirilmesiyle ilgili derslerimin de bu yazılara esin verdiğini söyleyebilirim. Umarım buradaki kavramlar kalıcı olur.” diye konuştu.

Süreyya Operası’nda ilk konuk Simon Ghraichy

İstanbul’da özellikle müzik sanatına tahsis edilmiş tek mekanı olan Süreyya Operası 12’inci sanat yılında perdelerini yeniden açıyor. Süreyya Operası’nın yeni sezonu, 28 Eylül Cuma akşamı İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB)’nin açılış konseri ile başlayacak.

Süreyya Operası Oda Müziği Konser dizisinin ilk konseri ise, ünlü Deutsche Grammophon sanatçılarından piyanist Simon Ghraichy olacak.

FRANSIZ PİYANİST SIMON GHRAICHY İLE SEZONA MERHABA
New York’taki Carneige Hall, Berlin Filarmoni Salonu, Paris’teki Champs Elysées Tiyatrosu gibi dünyanın önde gelen salonlarını kapsayan bir dünya turnesinde olan Fransız piyanist Simon Ghraichy Süreyya Sahnesi’nde olacak. 32 yaşındaki Meksika ve Lübnan kökenli Fransız piyanist Simon Ghraichy’nin piyano resitalinde Schumann, Debussy, Marquez, Albéniz gibi önemli isimlerin eserleri yer alacak.

‘DON KİŞOT’ VE ‘ALEKO’ SAHNEDE
Opera programında bu yıl iki yeni eser var. Massenet’in ‘Don Kişot’ operası ile Rahmaninov’un ‘Aleko’su. Geçen yıllarda sahnelenen ‘The Rake’s Progress’, ‘Falstaff’, ‘Ninatta’, ‘Bayezit’ operaları bu mevsimde de oynanmaya devam edecek. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) Verdi’nin müziği ile hazırlanan ‘Üç Silahşörler’ balesini yeni bir prodüksiyonla sahneleyecek. ‘Don Kişot’, ‘Judith’ baleleri ile ‘Üç Bale’ 2018-2019’da da izleyicilere sunmaya devam edecek.

KONSERLER DE SÜREYYA SAHNESİNDE
İDOB programında bu yıl çok sayıda konser yer almakta. Verdi’nin ‘Requem’i ve Rossini’nin ‘Stabat Mater’i gibi ünlü dramatik, lirik büyük orkestra ve koro eserleri seslendirilecek. Adnan Saygun’un sevilen eseri ‘Yunus Emre Oratoryosu’ bale ve opera sanatçılarının işbirliğiyle sahnelenip icra edilecek. Her yıl olduğu gibi Haziran ayında İKSV’nin düzenlediği Uluslararası Müzik Festivali’nin bazı konserleri Süreyya Operası’nda icra edilecek.

FUAYE KONSERLERİNE GİRİŞ ÜCRETSİZ
Bu sezon yine fuaye konserleri programlandı. KBSO’nun düzenlediği fuaye konserlerinin yanı sıra İDOB da akşamüstleri fuaye dinletileri dizisi hazırladı. Bilindiği gibi bu konserlere giriş ücretsiz. Bu yılın dinleti programlarında bu yıl 100’üncü ölüm yıldönümü olan Fransız besteci C. Debussy’nin eserleri dikkat çekiyor.

ULUSAL BESTE YARIŞMASI

KBSO 2017 ve 2018 yıllarında oda orkestrası için beste yarışmaları düzenlemişti. Bu yarışmalarda ödül kazanan eserler CD olarak yayımlandı. Çoksesli Türk müziği oda orkestrası repertuvarı yeni eserler kazanmış oldu. KBSO 2019 yılında ise bu defa değişik bir müzik formatında; ‘Piyanolu Dörtlü (Quartet) Yarışması’ açtı. 50 yaşına kadar olan besteciler için açılan bu yarışma, 2019 Şubat ayında ödül kazanan eserlerin icra edileceği final konseriyle sonuçlanacak. Böylece piyano, keman, viyola, viyolonsel dörtlüsü için yerli eser repertuvarına yeni özgün bestelerin kazandırılması amaçlanıyor.

SERGİ: ÖLÜMÜNÜN 150. YILINDA ROMA OPERA TİYATROSU ARŞİVİNDE ROSSİNİ
Her yıl hazırlayıp Süreyya fuayelerinde sunulan ‘müzik sanatı’ temalı sergilerde bu yıl İtalya’dan gelen Rossini sergisi yer alacak. Bu ilginç ve özgün sergi, 16 Kasım-15 Aralık arasında Süreyya Operası’ndaki sergilenişinden sonra Avrupa’nın değişik şehirlerinde de beğeniye sunulacak.